Ana içeriğe atla

Karambol: Bir Meyvenin Yolculuğu

Sözlük, karambol kelimesinin anlamını bize şöyle vermekte:

a. Fr. carambole 1. Bilardo oyununda isteka ile vurulan bilyenin öbürlerine dokunması. 2. mec. Çarpışma, birbirine çarpma. 3. mec. Karışıklık, karmaşa (TDK Türkçe Sözlük: 1319)

Çoğumuz karambol kelimesini mecaz anlamlarıyla biliriz, o anlamlarla kullanırız. İlginçtir ki ilk anlamı, bizim sözlüğümüzde mecaz anlam olarak geçmez, asıl anlamı bilardo anlamı olarak verilir. Hadi daha derinlemesine inceleyelim.

Kelime belirtildiği gibi Fransızca’dan bize gelmekte, yalnız Fransızca’da çift anlamı var. Bir anlamı, bilardo oyunundaki kırmızı top. Anlaşılan o ki, topların çarpışması anlamı, Fransızca’da ancak kelimenin yan anlamı. Türkçe bu yan anlamı, kendi asıl anlamı olarak almış. Fransızca kaynak hatta carambole kelimesinin bir dükkandan hırsızlık yapma işleviyle de karşılaştırmış. Topların çarpışması anlamı daha da soyutlanarak, çalınan eşyanın insandan insana geçişi ile benzetilmiş.

                Yalnız kelimenin bir anlamı daha ortaya çıkıyor, o da bir meyve çeşidi. Meyve, menşei Güneydoğu Asya olan yıldız meyvesi. Yumuşak, sulu, çiğ de yenebilen, pişiredebilinen, tatlısı da ekşisi de olan tropikal bir meyve.

Fransızca’ya girişi İspanyolca üzerinden carambola, aynı şekilde bu da Portekizce’den alınmış. Portekizliler, Baharat Yolu üzerinden Hindistan ile ticaret yapmaya başladıklarında, karşılaştıkları bir meyve de buymuş. Yıldız şeklindeki bu meyve, şeklinden dolayı birçok dilde ‘yıldız meyvesi’ şeklinde de biliniyor, Türkçe dahil.

Yıldız Meyvesi, Namıdiğer Karambola
                Can alıcı kısım, meyvenin sarı/turuncu bir renkte olması. Yine de hem Fransızca’da, hem İspanyolca’da kelime bilardonun kırmızı topu olarak biliniyor. Sarı bir meyveye kırmızı rengi yakıştırmak neden?

                Herhalde cevabı kelimenin nihai kaynağında yatıyor. Carambola kelimesi, Hindistan’ın yerel dillerinden biri olan, sık karşılaştığımız Sanskritçe dilindeki karmaranga kelimesinden geliyormuş gibi gözüküyor.

                İşin en meçhul ama bir o kadar da büyüleyici kısmı, karmaranga kelimesinin ne demek olduğu. Kelimeyi ikiye karma/ranga şeklinde bölünüyor. Belki de bize biraz tanıdık gelecek, çünkü ikinci kısım bizzat Türkçe’deki renk kelimesi!

                Renk kelimesi Farsça rang kelimesinden, o da Sanskritçe ranga kelimesinden geliyor (Nişanyan 2020). Aslında burada, ranga kelimesinde bir kırmızı ya da al anlamı var. Bulabildiğimiz kadarıyla ranga kelimesi çok fazla anlama sahip bir kelime. Ancak karma/ranga kelimesi, Hint dinlerinin köşe taşı olan Karma’nın rengi anlamında olabilir!

                Nedense, karmanın rengi ya da karmanın kızıllığı gibi bir tarif, yıldız meyvesi diye bildiğimiz bu meyveye uygun görülmüş. Altında kesinlikle bir hikaye yatmasına rağmen, belki de ikinci bir bölümde üzerine değinebileceğimiz bir araştırmayı hak ediyor. Bu kelime, meyvesiyle beraber Ümit Burnu’ndan Portekiz’e, ardından İspanya’ya, sonra Fransa’ya ve en nihayetinde Türkiye’ye yerleşmiş. Anlamı da, büyük bir karışıklık ve karmaşa sonunda bu gün geldiği noktada. Karambol kelimesinin anlamı tam bir karambol!



Kaynaklar:

Akalın, Şükrü Haluk [ve başk.] Türkçe Sözlük -11. baskı. Ankara: Türk Dil Kurumu. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Dil Kurumu Yayınları: 2019.

“Carambola”. Real Academia Española. Madrid, İspanya: 2020. Alınış adresi: https://dle.rae.es/carambola?m=form

“Carambole”. Centre National de Resources Textuelles et Lexicales. Nancy, Fransa: 2012. Alınış adresi: https://www.cnrtl.fr/etymologie/carambole

 “Karmaranga”. Cologne Digital Sanskrit Dictionaries: Monier-Williams Sanskrit-English Dictionary. İnternet arşivi, s. 259. Alınış adresi: https://www.sanskrit-lexicon.uni-koeln.de/scans/csl-apidev/servepdf.php?dict=MW&page=259

Morton, Julia F. Fruits of Warm Climates. Miami, Amerika Birleşik Devletleri: 1987. Carambola. s. 125–128

Nişanyan, Sevan. Nişanyan Sözlük. İnternet arşivi: 2002. Alınış adresi: https://nisanyansozluk.com/?k=renk

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şeker Kelimelerinin Tatlı Yolculuğu

Şeker , tarihi boyunca çok sevilen, dünyanın her yerinde tüketilen ama üretildiği bazı yerlerde beraberinde zorluklar, acılar getirmiş; kendisi tatlı, tarihi acı, ‘acı-tatlı’ bir bitkidir. Ortaçağlarda Hindistan’dan Avrupa’ya getirilen, ardından Atlantik’te, ve Avrupalıların yeni dünyayı keşfiyle Karayipler’de ve Amerika’da yetiştirilmiştir. Tarihinden de görüldüğü gibi, şeker antik çağlardan itibaren bereketli Hindistan’da üretilmektedir. Doğal olarak bitkiye verilen adın, Hint dillerinden birinden bütün dünyaya yayılmış olmasına şaşırmamak gerek. Evet doğru, gerçekten de neredeyse bütün dünya dillerine bir dilden geçmiştir şeker kelimesi. Aradığımız dil, zengin olduğu kadar köklü bir dil olan Sanskritçe’dir. Bu sefer önce kök dildeki şekline bakalım, ve ardından yayılışını takip edelim. Sanskritçe’de kök kelime शर्कर   śarkara  olarak karşımıza çıkıyor. śarkara  kelimesi, “çakıl, küçük taş” demek. Bu kelimeden türetilen śarkarala kelimesi ise “çakıllı kum, ka...

Suyun Tahammül Kuvveti

  Tahammül kelimesi Türk Dil Kurumu’ nun 2019 basım Türkçe Sözlük’üne göre şu anlamı içermektedir:                 ‘İnsanın kötü, güç durumlara karşı koyabilme gücü, kaldırma, katlanma’ (TDK Yayınları, Ankara, 2019) Bu kelimenin kökü, Arapça hml olup, bu kök ‘taşıma, dayanma, kaldırma’ anlamlarını içerir. Mastar vezninde başına –ta ekini alan bu kök, mecazi, ruhani bir ‘kaldırma’ anlamında Türkçe’de varlığı sürdürmekte.                 Aynı ‘kaldırma’ anlamı, kök isimleştiğinde başka bir kelime olarak karşımıza çıkıyor, hamal. ‘Kaldıran/taşıyan kişi’ anlamında, bu sefer anlamı pek de mecazi veya ruhani değil, somut bir kaldırmaktan sözedilmekte.                 Eğer bu isim dişi haline çevirilirse, ‘kaldıran/taşıyan kadın’ anlamı, dilimizdeki hamile...

Şemsiye Ne İşe Yarar?

  Hepimiz kullandığı, zaman zaman rüzgara kaybettiğimiz, ters yüz edilen, kırılan, ama yine de temel tasarımı yüzyıllara dayanan şemsiye. Dilimize Arapçadan geçmiş olan ‘şemsiye’, güneş anlamına gelen ‘şems’ kelimesinden türeme, dişi kalıpta bir kelimedir. Yani aslında temel amacı güneşten korumakmış gibi anlaşılıyor. Bunun şaşırtıcı olmaması gerek aslında, bugün yağmurdan korunmak için kullansak da, Arabistan’ın kızgın güneşi ve bulutsuz gökyüzünün altında, doğal olarak güneşten korunmak için şemsiye daha kullanışlıdır. Peki, öbür dünya dillerinde aynı oluşum geçerli mi? Bunu araştırırken şemsiye kelimesinin farklı karşılıklarıyla tanışacak, ve günümüz Türkçe’sinde, farklı anlamda kullandığımız bir kelimeyle karşılaşacağız. Latince’de ‘gölge’ anlamına gelen ‘umbra’ kelimesi, bugün birçok dildeki şemsiye kelimelerinin kökü olarak karşımıza çıkıyor. İtalyanca ‘ ombre llo ’, Amerikan İspanyolca ‘ s ombr illa ’, İngilizce ‘ umbre lla ’, Romence ‘ umbre lă ’, Arnavutça ‘ ombre l...