Nedense son zamanlarda karşımıza daha
sık çıkmaya başlayan bir kelime hegemonya.
Kelime Fransızca’dan ödünç alınmış,
ama sondaki <a> sesi Latince’deki
gibi korunmuş, o dildeki şekli hégémonie
(Fransızca).
Genellikle siyasi haberlerde, ‘ABD hegemonyası’, ‘Çin hegemonyası’, ‘Rus hegemonyası’ gibi şekillerde tezahür ediyor. İngilizce tanımı ‘bir kurum veya topluluğun, öbürü/öbürleri üzerinde kurduğu üstünlük’ olarak verilmiş.
Böylesine bir kelimeyi günümüzde
kullanabilmek için herhalde belli
bir derecede Türkçe bilmemek gerekiyor; çünkü Türkiye’nin kuruluşundan itibaren
bu halkın demokrasisin köşetaşını oluşturan bir bir kelime, aslında bu hegemonya’nın tam kendisidir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın birinci kısmının 6. fırkasının başlığı
‘Egemenlik’tir. Anayasa’nın 6. maddesi ise ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ifadesiyle başlar. Egemenlik kelimesi sadece hegemonya kelimesinin karşılığı değil
bizzat aynısıdır.
İki kelime de nihayetinde Eski Yunanca hegemon kelimesinden gelmektedir. Latince’ye geçişinde baştaki <h> sesi korunmuş, Türkçe’ye geçerken korunmamış.
Kelimenin anlamı ise ‘önder, lider’ demek. Latince
benzer bir şekilde ‘önderlik, liderlik’ anlamları da hegemonia kelimesi olarak türetilmiş.
Günümüzde bu kelimenin kullanılışının rahatsızlık veren tarafı, bu
kelimenin dilimize alınışının vakti zamandında tartışmalarının yapılmış
olmasıdır. Ziya Gökalp de “Türkçülüğün Esasları” kelimesine hegemonya kelimesini kullanmaktadır,
ancak Cumhuriyet ile beraber, bu kelime de Türk Dil Kurumu elinden geçirilmiş, Türkçe bir ek alarak, Türkçeleşmiştir. Alınan ‘-lik’ ekinin Türkçe olması önemlidir; çünkü aynı
eserde okuyucular fark edecektir ki, Ziya Gökalp yabancı kelimelerin alınmasına
değil, yabancı eklerin alınmasına karşıdır.
Hegemonya kelimesinin Türkçesi VAR. Var olmasıyla beraber aslında
demokrasimizin o kadar temel bir parçası ki, günümüzde egemenlik kelimesi yerine hegemonya kelimesi kullanmak, bize göre
kendi kültürüne tam bir yabancılaşmayı simgelemektedir.
Yorumlar
Yorum Gönder