Yabancı kelimelerin karşılıklarına karıştığımız bir Türkçesi Var Mı köşemize daha hoşgeldiniz!
Bazı yabancı
kelimeler dilimizle etkileşime geçtiği zaman, karşılığını bulmak için halkımız
benzeri nadir görülen bir yaratıcılığa koyulur. Take-away tabiri günümüzde bu biçimde bir yaratıcılıkla
karşı karşıya.
Tabirin
çevirileri o kadar yaygın ki, belki bazı okuyucularımız İngilizce tabiri hiç duymamış olabilirler. Take-away, hızlı servis sektöründeki bazı müesseselerin oturmalı
yerine müşterilerine ellerine aldıkları ürünlere kullanılır. Bir Türkçe karşılığını vererek kolayca
anlayabiliriz: al-götür.
Bir kahvehane,
oturup kahve içme hizmeti sunarken, yeni tarz bir kahveci sadece ele almalık
kahve, yani take-away ya da al-götür hizmetleri sunabilir.
Tarihinde de
tabirin bazı uluslararası büyük kahve zincirleri tarafından
yaygınlaştırıldığını görüyoruz. Tabi ki Türkçe
eşdeğer tabirlerin kaynağı hep İngilizce
demek değil bu. Ancak günümüzde anladığımız şekliyle bu ifadenin anlamı İngilizce’deki tarihinden fazla
ayrıştırılamaz.
Türkçe’de tek karşılığı al-götür değil tabi. Bazı yerlerde al-götür ifadesi karşımıza çıkıyor, bazı yerler gel-al şeklini tercih ediyor.
Bu karşılıkların
ikisi de okuyucuya anlamı kolayca iletebilen, başarılı çeviriler. Al-götür, müşterinin tamı tamına
ne yapacağını anlatıyor, take-away
tabirinin de yakın bir karşılığı (take = al, away = uzağa) . Gel-al benzer bir işlevdeyken, “götürmek”
imasını “gelmek” anlamıyla takas etmiş, her ne kadar “alabilme”nin önkoşulu “gelebilmek”
olsa da.
Belki de sipariş
etmeye zıt olarak gel ve al anlamı ima ediliyor, ki öyleyse gel-al ifadesi sipariş etmeye zıt
iken, al-götür ifadesi oturup
yemeye/içmeye zıt; iki ifadede ince anlam farklılıkları var.
Bunların arasına
bizim en beğendiğimiz, fakat sadece bir kere doğada karşılaştığımız çeviriyi
sunmak isteriz: yolluk. Benzer
bir şekilde oturmaya zıt olarak yolluk
diye sunuyoruz, take-away
tabirindeki ikilemenin zincirlerinden de kendimizi özgür kılıyoruz.
Nadiren
müesseselerde hala take-away
şeklini görmek mümkün, ancak Türkçe’de
bu kadar çeşitlilik varken İngilizcesi’ni
kullanmak biraz tuhaf.
Take-away
tabirinin çok güzel bir şekilde Türkçesi
VAR. Daha doğrusu Türkçeleri
var. Bu şekil yaratıcı çeviri dönemlerinden geçen kelimeleri takip etmek gördüğünüz
gibi cidden keyifli.
Yorumlar
Yorum Gönder